Hayatın hızlıca geçtiğini fark ediyorum ve her anın kıymetini bilmek önemli. Yoğun ve stresli bir işte çalışıyorum. Çok erken yaşta iş hayatına atıldım ve aynı zamanda örgün üniversite eğitimi alıyordum. Eğer artı ve eksi yönleri değerlendirirsem, artıları daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Sadece biraz erken yıpranmış hissediyorum. Mesleğim gereği genellikle mutsuz insanlarla daha çok karşılaşıyorum ve onların negatif enerjisini kendime çekip, onları mutlu bir şekilde uğurluyorum. Tabii çevreme sürekli gülümsüyorum hiç mutsuz görünmeyi sevmiyorum. Resmi sorumluluklarım çok fazla olduğu için her zaman dikkatli olmalıyım, konuşmalarıma, hareketlerime ve yaptığım resmi işlemlere özen göstermeliyim. Bazen bu durum beni yorabiliyor ve eve gittiğimde ailemle konuşamayacak duruma gelebiliyorum. Bir gün eve gittim inanılmaz yorgunum, kafamın içinde en az 20 kişi konuşmaya başladı ve ben tekrar yazmaya karar verdim.
İşten sonra veya oğlum uyuduğunda yazıyorum. İç motivasyonum arttı, çevremdekileri daha da sevmeye başladım. İnsani değerler benim için çok önemliydi ama daha da anlamlı oldu. Anladım ki ben bu şekilde çevremdekilere olumlu enerji yaymaya başladım, bu benim terapim. Konuşmadığını yazmak. :) Herkes kendisine ne iyi geliyorsa onu yapmalı…
Benim 3 yaşında bir oğlum var, 16 yıldır hayatımda olan bir eşim var.
Kendinize mutlu olmak için sebepler aramayın, nefes alıyor musunuz… sağlıklı mısınız…. İnanın gerisi geliyor….
